Bu siteyi kullanarak Gizlilik Politikasını ve Kullanım Koşullarını kabul etmiş olursunuz.
Kabul et
The Gamer Station
Bildirim
  • Ana Sayfa
  • Rehberler
    • Oyun
    • Teknoloji
    Rehberler
    Rehberler Kategorisi The Gamer Station, TheGamerStation.com ve TheGamerStation.net internet siteleri üzerinden siz değerli ziyaretçilerimize hizmet vermektedir. Bilgisayar ve mobil oyunları için tüm rehber içeriklerinin rahatlıkla…
    Daha Fazla
    En İyi Haberler
    VALORANT yükleme ekranında kalma (donma) sorunu çözümü
    15 Mart 2024
    Futbol: Klavye 3-2-1 Tamam Yayındayız!
    27 Eylül 2023
    The Sims 4 Extreme Violence Modu Nasıl Kurulur
    15 Ocak 2024
    Son Haberler
    ARC Raiders – Hangi Becerileri Öncelikle Yükseltmeli? En İyi Yöntemler ve İpuçları
    1 Kasım 2025
    Apple Intelligence (Kişisel Yapay Zekâ) Nasıl Kullanılır?
    17 Ekim 2025
    Derin Katmanlı Kilit Ekran Efekti Nasıl Aktif Edilir?
    17 Ekim 2025
    Ana Ekranda Dinamik Renk Uyumu Nasıl Aktif Edilir?
    17 Ekim 2025
  • Haberler
    • Oyun
    • Dizi / Film
    • Teknoloji
    HaberlerDaha Fazla
    Clair Obscur: Expedition 33 Ödülü Neden Geri Alındı? 2025 Oyun Dünyasında AI Tartışması
    22 Aralık 2025
    2026’da “Podcast” Terimi Neden Artık Yetersiz Kalıyor ve Gösteri (Show) Dönemi Başlıyor
    22 Aralık 2025
    Apple iPhone Fold ve Samsung Wide Fold: 2026’nın Yeni Katlanabilir Telefon Yarışı
    22 Aralık 2025
    Netflix Oyun Dünyasında Yine Büyük Bir Adım Attı: Ready Player Me Satın Alımı ve Gelecek Planları
    22 Aralık 2025
    Cehennem Kapısı mı, Half-Life 3 mü? The Game Awards’ın ‘Demon Monolith’i Oyun Dünyasını Çıldırttı!
    9 Aralık 2025
  • Sistem Gereksinimleri
    RehberlerSistem Gereksinimleri

    Alan Wake 2 Sistem Gereksinimleri

    Alan Wake 2 Minimum Sistem Gereksinimleri (Minimum ve Önerilen), Remedy Entertainment tarafından…

    Barbose
    Barbose
    26 Aralık 2023
    RehberlerSistem Gereksinimleri
    S.T.A.L.K.E.R. 2: Heart of Chornobyl: Hikayesi, Çıkış tarihi ve Sistem Gereksinimleri…
    RehberlerSistem Gereksinimleri
    Two Point Campus iki haftada 1 milyon oyuncuya ulaştı
    RehberlerSistem Gereksinimleri
    Gotham Knights Minimum Sistem Gereksinimleri Açıklandı
    RehberlerSistem Gereksinimleri
    Inscryption PlayStation Konsollarına Geliyor
  • İncelemeler
    İncelemelerTeknoloji

    Oyun oynamak En iyi ve Bütçe Dostu Bilgisayar Monitörleri (En İyi 5 Seçimimiz)

    Barbose
    Barbose
    1 Kasım 2025
    İncelemelerOyun

    Palworld Erken Erişim İncelemesi

    İncelemelerOyun

    Oyun Dünyasında Bir Yolculuk: Level Sistemi ve Level Designer’ın Rolü

    Barbose
    19 Ocak 2024
  • Yer İmlerim
Bölge Değiştir
The Gamer StationThe Gamer Station
Yazı Tipi Yeniden BoyutlandırıcıAa
  • Ana Sayfa
  • Rehberler
  • Haberler
  • Sistem Gereksinimleri
  • İncelemeler
  • Yer İmlerim
Arama
  • Reklam
  • Biz Kimiz?
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • KVKK
  • Bölge Değiştir
Mevcut bir hesabınız mı var? Oturum Aç
Bizi Takip Edin
© 2021 The Gamer Station. Gece Medya Tüm Hakları Saklıdır.
The Gamer Station > Episodes > Vincent van Gogh: Renklerin Hikayesi
Cabarnet Sauvignon

Vincent van Gogh: Renklerin Hikayesi

Barbose
Son güncelleme: 29 Haziran 2024 11:38
Cabarnet Sauvignon
Episode 2
Paylaş
13 Dk Okuma
Paylaş

Herkese merhabalar,

İkinci bölüme hoş geldiniz. Öncelikle ilk bölümden bahsetmek istiyorum. Çünkü beklediğimden çok daha fazla ilgi gördü ve dinlenildi. Bu kadar dinleneceğini inanın tahmin etmiyordum. Aslında bu podcast benim için günlük gibi olacaktı, ben kayıt alır yayınlarım birkaç ay sonra belki birkaç kişi izler de yorum yaparsa etkileşim olur diye düşünüyordum. Ama daha ilk bölümden bırakın dinlemeyi yorumlar bile geldi. Hatta konu önerisinde bulunan bile oldu. Yani aslında tam da istediğim gibi oldu, bu yüzden çok mutluyum. Dinleyen ve yorum yapan herkese çok teşekkür ederim, mutlu ettiniz. Gelen konu önerisi de ilgimi çektiği için mutlaka araştıracağım. Birkaç bölüme onu da yayınlıyor olurum, onu da söylemiş olayım ama konu başlığını söylemiyorum sürpriz olsun.

- Advertisement -

Beni ilk kez dinliyorsanız mısır piramitleri hakkındaki ilk podcastimi de dinlemenizi tavsiye ederim. Yine yorumlarınızı ve konu önerilerinizi bekliyorum. Şimdiden yeniden çok teşekkür ederim.

Merhaba arkadaşlar, ben Cabarnet Sauvignon, birlikte eğlenerek öğrenmeye var mısınız?

Bugün sizlere ünlü ve sevilen ressam Vincent Van Gogh’un hayatını ve resimlerini anlatıyor olacağım.

Öncelikle isminin nasıl telaffuz edildiğiyle başlamak istiyorum. Çünkü farklı ülkelerden insanların hayatını araştırırken kendi diliyle ve diğer dillerde nasıl teleffuz edildiğini neden bilmiyorum ama merak ediyorum.

- Advertisement -

İlginizi Çekebilir

Rama Köprüsü: Adem’in Yolu
Pompei: Lanetli Halkı
Salem Cadıları: Cadılık Histerisi

En başta doğduğu yer olan Hollanda da Finsent Fan Kokh (hoh- gırtlaktan) şeklinde okunuyor, yani kendi orijinal telaffuzu bu.

“İngilizler ‘Gof’ diyor, Fransızlar ‘Gog’ diyor, Japonlar Gohho vs vs diye devam ediyor. Ama Hollandalılar bunu söylediğim gibi gırtlaktan bir sesle telaffuz ediyorlar. Ama ben kayıt boyunca böyle okuyamayacağım için Vincınt Van Goh diye söyleyeceğim, onu da peşinen söylemiş olayım.

Eveet, ünlü ressamımız 1853’te Hollanda’da doğdu ve oldukça eksantrik bir karakterdi, biraz da melankolikti ve spoiler vermiş gibi olmayayım ama çok erken yaşta 37 yaşında öldü. Ayrıca, hayatının ilerleyen dönemlerinde de kesin kanıt olmamakla birlikte, çeşitli ruhsal sorunları olduğu biliniyor, bipolar bozukluk belirtileri göstermiş olabileceği yönünde tahminler var.

Van gogh aslında resim yapmaya çok geç başladı çünkü gençlik yıllarında, muhtemelen babası muhafazakâr bir adam olduğu için vaiz olmak istiyordu ama genç yaşlarında konuşma becerisi zayıf olduğu için vaiz olmasını istemediler. O da ısrar etti, kimsenin gitmek istemediği yerlere giderim istediğiniz yere gönderebilrisiniz diye. Daha sonra kabul ettiler ve Belçika’ya kömür madenleriyle ünlü Boringa bölgesine gönderildi. Işi gereği yoksullara ve maden ocaklarında çalışan işçilere de birçok vaaz verdi. Bundan etkilendiği için zaten resimlerinde işçi sınıfını ve madencileri de konu aldığını görebilirsiniz. Denetlendiği bir gün diğer vaizlerden farklı olarak derme çatma salaş bir evde yaşadıklarını görünce kilisenin imajını zedelediğini söylediler ama Van Gogh “onlar gibi yaşamazsak Tanrı’nın mesajını iletemeyiz” dedi. Van Gogh’un tavrı ve tutumu aslında genel olarak onlarla uyuşmadığı için elbette vaizlik görevinden alındı. Vaizlik görevine son verildiğinde de 27-28 yaşlarındaydı ve ölümüne dokuz yıl kaldı. Ve hala resim yapmaya tam anlamıyla başlamamıştı. Yani bir şeyler çiziyordu elbette ancak Van Gogh resimleri değildi tam anlamıyla.

Vaizlik görevine son verildikten sonra bir süre orada kalmaya devam etti ama kardeşi Theo onu alıp evlerine geri götürdü. Sonra ise Theo parise gitti ve mektuplaşmalar başladı. Mektuplaşmalar diyip basitleştirmemek lazım çünkü Van Gogh ve Theo mektupları çok ünlüdür, yaklaşık 902 mektup yazdığı rivayet edilir. Theo hem maddi hem de manevi olarak her zaman onun yanında oldu. Öldüğünde de zaten son mektubunu Theo’ya yazmış. Ondan daha sonra ayrıntılı olarak bahsedeceğim.

Ailesinin yanında kalırken bir gün kuzeni boşanmış kuzeni Kate çocuğuyla birlikte onları ziyarete geldi. Çok uzun süredir görüşmemişlerdi ve Van Gogh Kate’ten etkilenip ona karşı bir şeyler hissetmeye başladı. Resim yapıyor, şiir okuyor ve onu etkilemeye çalışıyordu. Muhtemelen kadınları nasıl etkileyeceği veya onlarla nasıl konuşacağı hakkında hiçbir fikri yoktu ve Kate rahatsız oldu ve ailesinin kasabasına geri döndü. Sonra Van Gogh da Kate’in peşinden gitti ama Kate’in babası görüşmelerine izin vermedi. Van Gogh’da Kate’in babasını kızını sevdiğine ikna etmeye çalıştı. Hatta aşkını kanıtlamak için elini mumun üzerine koyduğuna dair de rivayetler var. Ama sonunda aşk hayatındaki ilk hayal kırıklığını yaşadı.

Tüm bunlar olurken elbette kardeşiyle mektuplaşmaya ve maddi destek almaya devam etti. Theo’nun işi de bu arada Paris’te resim alım satımı. Ondan da daha sonra bahsedeceğim.

Van Gogh aşk hayatındaki ilk hayal kırıklığından sonra da çocuklu bekâr bir anneyle tanıştı. Kadın da yalnızdı ve sohbet etmek bile onlara iyi geliyordu. İlişkileri boyunca da hem o hem de Van Gogh maddi durumları gayet kötüydü ve tek maddi destek kaynakları da Theo’ydu. Van Gogh elbette o sıralarda resim yapmaya çoktan başlamıştı ancak kazandığı az parayı da tekrar boya ve tuvale harcamaktaydı. Bir süre sonra tabii ki o kadınla da kavgalar başladı. Ve bir gün Van Gogh’un babası hastalandı Van Gogh da sorunlar yaşadığı bu kadın ile ayrılıp babasının yanına döndü. Daha sonra elbette Theo da geldi. Ancak babası hastalıkla mücadele edemeyip vefat etti. Daha sonra Theo, Van Gogh’u Paris’e götürmeye çalıştı ama başaramadı.

Yaşı artık 31di. Daha önce de bahsettiğim gibi 37 yaşında öldü ve hala ortada tam anlamıyla hiçbir şey yoktu. Bu yaşlarına yakın ilk önemli eseri the potato eaters yani Patates Yiyenler’i 32 yaşında yaptı. Tablo resmine de bakarsınız merak ederseniz eğer, tabloda bir lamba altındaki masaya toplanmış beş kişi resmedilmektedir ve işçi sınıfını betimler. İki erkek, iki kadın ve bir kız çocuğundan oluşan bu kişiler patates yiyip kahve içmektedirler. Bu arada van gogh’un çalışan yoksullara, dokuma tezgâhlarına, madencilere karşı bir ilgisi de vardır onu da eklemek isterim.

Bu tabloyu yaptıktan ve 1 yıl sonra da – 33 yaşlarında- Paris’e, kardeşinin yanına gitti.

Theo sayesinde Paris’te pek çok arkadaş edindi ve birçok sanatçıyla tanıştı. Bu yüzden Theo’nun Van Gogh’un sanatı üzerinde büyük etkisi oldu. Ancak sanat camiasının çoğunluğu Van Gogh’un yeteneksiz olduğunu düşünüyor ve resimlerini beğenmiyordu, ona karşı mesafeliydiler. Theo da Van Gogh’un resimlerini satamadı. Ve muhtemelen kavga ettiler ve sonra Van Gogh resimlerini aldı ve Tanguy’a gitti. Tanguy sosyetede çok tanınan bir kişi ve resim malzemeleri de satan bir sergi salonu vardı.

Ve Tanguy’un salonunda da daha sonra en iyi arkadaşı olacak olan ünlü fransız ressam Paul Gauguin – pol gogen- ile tanıştı. Van Gogh Gaugin’i bir ressam olarak takdir ediyordu ve dost oldular çünkü Van Gogh Gauguin de de aynı resim aşkını gördü. Gauguin bankerlik mesleğini bırakarak resme başlayan bir ressamdır.

Gauguin ile arkadaş olduktan sonra ikisi de sanat camiasından sıkıldı ve Van Gogh daha hızlı ve sağlıklı çalışabilmek için Fransa’daki Arles’e, gitti Gauguin de İngiltere’ye gitti. Arlesteyken Van Gogh çizdiği resimlerini Theo’ya satmak için göndermekteydi, Theo da ona maddi destek oluyordu. Van Gogh Theo’dan Gauguin’i yanına getirmesi için yardım istedi ve bir şekilde onu da ikna ettiler ve 8 ay sonra Gauguin, Van Gogh için Arles’a gitti.

Sadece resim çiziyor, sanat hakkında konuşuyor ve zaman zaman tartışıyorlardı. Van Gogh ayda 50 resim çizmeye başlamıştı ve henüz bir resim bile satmamıştı. Hatta mektuplarından birinde Theo’ya “satılabilecek bir resim yapabilsem dünyalar benim olarak” diye yazdı. Ta ki The Red Vineyards yani Kırmızı Üzüm Bağları tablosuna kadar. Van Gogh’un hayattayken satılan ilk tablosunun Kırmızı Üzüm Bağları olduğu biliniyor. Ölümünden sonra milyonlara satılan tablolar olsa da hayattayken satılan tablonun değeri sadece 400 franktı.

Neyse Gauguin ile uzun süre baş başa kalınca tabii ki fikir ayrılıkları oluşmaya başladı. İkisinin de çok içtiği bir gün çok şiddetli bir kavga ettiler. Van Gogh Gauguin’e bıçak çekti ve Gauguin evi terk etti. Van Gogh öfkeyle elindeki bıçakla kulağının bir parçasını kopardı. Bu olayla ilgili anlatılan bir çok hikaye var, Gauguin ile düello sonucu da kulağını kaybetti diyenler de var. Bu hikayeyi siz nasıl biliyordunuz bilmiyorum ama benim aklıma yatan en mantıklı hikaye bu.

Gauguin ertesi gün eve döndüğünde Van Gogh’u o halde görünce elbette Arles’ı terk etti. Bundan sonra Van Gogh için hayat asla eskisi gibi olmadı. Ruhsal rahatsızlıkları zaten vardı ve o günlerde iyi değildi. Ve herkes onun deli olduğunu düşünüyordu.

En sonunda Theo, Van Gogh’a bir akıl hastanesine gitmesini önerdi ve o da kabul etti. Çünkü muhtemelen bütün gün resim yapabileceğini ve ucuza yaşayabileceğini düşündüğü için mantıklı geldi. Çünkü Theo’ya yazdığı mektuplardan birinde “Ölünceye dek bir akıl hastanesinde kalmak zorunda olsam da sanırım bu durumu kabullenebilirdim, içerde resmi yapılacak konular bulmakta güçlük çekmezdim herhalde” yazıyordu.

Başka bir mektubunda ise “kendini öldürmeye kalkmış ama suyu çok soğuk olduğunu anlayınca var gücüyle yeniden kıyıya dönmeye çalışan bir adam gibiyim.” yazdı. Aslında intihara meyilli olduğu mektuplarından da anlaşılmaktaydı.

Akıl hastanesinde yaklaşık bir yıl kaldı ve burada birçok ünlü eserini üretti, bunlardan biri de 1889 yılında çizdiği Starry Night yani “Yıldızlı Gece”dir. Bu arada Van gogh’un 1888 yılında çizdiği Starry Night Over the Rhone tablosu da Starry Night tablosuna çok benzer. Ancak detaylı incelenirse “Starry Night” daha soyut, koyu renkler ve dramatik, duygusal bir yorum sunarken, “Starry Night Over the Rhone” gerçekçi bir mekân ve manzara sunar. Bu da o dönemki ruh halini yansıtıyor aslında.

Akıl hastanesinde 1 yıl kaldıktan sonra ayrılırken 37 yaşındaydı. Hastanede kaldığı sürede resim anlamında en verimli dönemlerinden birini yaşadı. Ancak hastaneden çıktıktan sonra hastalıları tekrar nüksetti ve daha uzun süreli krizler yaşamaya başladı.

Bu süre zarfında Theo evlenmiş ve çocuk sahibi olmuştu, Van Gogh ise hâlâ tek başınaydı. Theo ve Van Gogh birbirlerine düzenli olarak yazıyorlardı ama Van Gogh’un ruhsal durumu iyi değildi ve gittikçe kötüleşiyordu.

1889’da son otoportresini yaptı. Mavi tonlarında ve mutsuz dibe vurmuş bir insanın keskin bakışları var tabloda. Çok yalnızdı ve o kara gün yani 27 Temmuz 1890’da Buğday Tarlası ve Kargalar resmini tamamladıktan sonra Van Gogh bir buğday tarlasında kendini göğsünden vurdu. Ancak kendini vurduktan sonra hala ölemedi ve “Bunu bile yapamadım, ölümü bile. “Diye söylediği söylenir. 2 gün sonra da öldü.

Van Gogh, yani Theo’nun abisi, Theo için çok değerliydi. Küçük kardeşi olmasına rağmen ona hem maddi hem de duygusal olarak her zaman destek oldu. Van Gogh’un ölümünden sonra o da çok uzun yaşamadı zaten ilerleyen de bir hastalığı vardı ve yaklaşık altı ay sonra da Theo öldü.

Günümüze gelecek olursak da Van Gogh’un öldüğü tarlada bulunan ve onu öldürdüğü düşünülen silah 2019 yılında Paris’te açık artırmayla 162.500 Euro’ya satıldı. Başka satılan bir tablosu ise son dönemlerinde ona göz kulak olan Dr Gachet’in portesi resmi ise yani Portrait of Dr. Gachet – 1990 yılında yani vefatından sonra 82 milyon dolara satıldı.

Ne kadar üzücü değil mi? Hayatı boyunca fakir ve yalnızdı. Kimsenin onu anlamadığını ve resimlerinin takdir edilmediğini düşünerek yaşadı. Topluluk tarafından kabul görmedi vs vs. Ama şimdi herkes onu tanıyor, resimle ya da sanatla ilgilenmeyenler bile.

Evet, bugünkü bölümümüzün de sonuna geldik. Eğer sonuna kadar dinlediyseniz ve beğendiyseniz yorum yaparsanız gerçekten çok mutlu olurum. Çünkü önerilerinizi ve görüşlerinizi çok merak ediyorum.

Dinlediğiniz için teşekkür ederim. Bir sonraki bölüme kadar tekrar görüşmek üzere kendinize iyi bakın.


Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi bizimle yorumlar kısmından paylaşmayı unutmayın. Tüm içeriklerimiz için The Gamer Station Tüm İçerikler

Makalelerin orijinal dili Türkçedir. 34 farklı dilde yayın yapmaktayız. İçerikte yanlış bir cümle veya kelime görürseniz lütfen yorumlarda bizi bilgilendirmekten çekinmeyin!

Bize destek olabilirsiniz!

Günlük Bülten İçin Kaydolun

Takipte kalın! Güncel bilgileri doğrudan gelen kutunuza alın.
Kaydolarak, Kullanım Koşullarımızı kabul etmiş ve Gizlilik Politikamızdaki veri uygulamalarını onaylamış olursunuz. İstediğiniz zaman aboneliğinizi iptal edebilirsiniz.
Paylaş
Yazar:Barbose
Takip et:
The Dokie, The Cook Station ve The Gamer Station platformlarının kurucusu aynı zamanda eğlence, oyun ve film içerikleri üretir. Onun sosyal medyalarını takip edebilirsiniz.
Önceki Makale Piramitler: Mezarın Ötesi
Sonraki Makale Rama Köprüsü: Adem’in Yolu
Yorum yapılmamış Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündemdeki İçerikler

HaberlerOyun

Clair Obscur: Expedition 33 Ödülü Neden Geri Alındı? 2025 Oyun Dünyasında AI Tartışması

22 Aralık 2025
HaberlerTeknoloji

2026’da “Podcast” Terimi Neden Artık Yetersiz Kalıyor ve Gösteri (Show) Dönemi Başlıyor

22 Aralık 2025
HaberlerTeknoloji

Apple iPhone Fold ve Samsung Wide Fold: 2026’nın Yeni Katlanabilir Telefon Yarışı

22 Aralık 2025
HaberlerOyun

Netflix Oyun Dünyasında Yine Büyük Bir Adım Attı: Ready Player Me Satın Alımı ve Gelecek Planları

22 Aralık 2025

Yeni Podcast

Cabarnet Sauvignon

Rasputin: Ölümsüzlük Müritleri ve Son Gece.

DİNLE
Episode 19

Ayrıca Beğenebilirsiniz

Cabarnet Sauvignon

Çin Seddi: Dünyayı Dolaşan Yol

8 Temmuz 2024
Cabarnet Sauvignon

Nemrut Dağı’nın Sırları: Tanrılar, Tarih ve Muhteşem Gün Batımı

30 Aralık 2024
Cabarnet Sauvignon

Güzelliğin Ardındaki Güç: Kleopatra ile Siyaset ve Strateji Sanatı

18 Aralık 2024
Cabarnet Sauvignon

Voynich El Yazması: Tarihi, Çizimleri ve Çözülemeyen Sırrı

7 Ağustos 2024

Her Zaman Güncel Kalın

En yeni makalelerimizi anında almak için bültenimize abone olun!

Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Facebook Twitter Youtube Twitch Instagram
ezoic
The Gamer Station

TGS'den Fazlası

  • Reklam
  • Biz Kimiz?
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • KVKK
  • Bölge Değiştir
The Gamer Station, Gece Medya Limited'e aittir. © 2024 Gece Medya Tüm Hakları saklıdır. Bu web sitesinin hiçbir kısmı veya içeriği, telif hakkı sahibinin izni olmadan çoğaltılamaz.
Bize katılın!
Haber bültenimize abone olun ve en son rehberlerimizi, haberlerimizi, podcast'lerimizi vb. asla kaçırmayın.
Sıfır spam, istediğiniz zaman abonelikten çıkın.

    adbanner
    Tekrar hoş geldiniz!

    Hesabınızda oturum açın

    Username or Email Address
    Password

    Şifrenizi mi kaybettiniz?

    Not a member? Sign Up